DUYURU⚡ 2026 KPSS & YKS Yeni Nesil Çıkmış Sorular ve Deneme Sınavları Eklendi!İncele
dgs DENEMESİ• 2026 Müfredatı

DGS DGS (Dikey Geçiş Sınavı) Anlatım Bozuklukları Testi #7

Ders: Türkçe & Sözel MantıkSoru Sayısı: 20Tam Sınav Formatında
30:00
1
Anlatım Bozuklukları
Soru 1 / 20
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde gereksiz sözcük kullanımından kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?
📢 Reklam AlanıAD_TEST_BOTTOM

Sınav Soru Altı Reklam Alanı

Soru kartının altında, cevap şıklarından izole güvenli yatay alan.

Format: 728x90 Horizontal
📢 Reklam AlanıAD_TEST_SOLVER_SIDEBAR

Sınav Sağ Panel Reklam Alanı

Soru çözme esnasında sağ kolonda soru navigasyonunun hemen üstünde yer alır.

Format: 300x250 Rectangle

Soru Navigasyonu

0/20 Cevaplandı
İşaretlendi Aktif Boş
DGS Müfredat ve Çözüm Rehberi

DGS (Dikey Geçiş Sınavı) Anlatım Bozuklukları Testi #7 – Soru Bankası & Detaylı Çözümleri

Bu test, 2026 DGS Türkçe & Sözel Mantık müfredatı kapsamında Anlatım Bozuklukları konusundaki bilgilerinizi ölçmek amacıyla hazırlanmıştır. Toplam 20 özgün soru ve adım adım açıklamalı çözümünü görmek için tıklayın.

Soruları & Çözümleri Aç (20)
#1

Türkçe & Sözel Mantık • Anlatım Bozuklukları

Doğru Cevap: B
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde gereksiz sözcük kullanımından kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?
A
Sokaktaki sahipsiz hayvanlara her sabah yiyecek bırakmayı alışkanlık hâline getirmişti.
B
Karşıdan karşıya geçmeye çalışan yaşlı ihtiyara koluna girerek yardım etti.
C
Uzun süren toplantının ardından herkes yorgun argın evinin yolunu tuttu.
D
Kütüphanede aradığı kitabı bulamayınca görevliden yardım istemeye karar verdi.
E
Tarihi binanın restorasyon çalışmaları büyük bir titizlikle ve hızla devam ediyordu.
Adım Adım Çözüm Analizi:
A şıkkında anlatım bozukluğu yoktur. B şıkkında 'yaşlı ihtiyara' ifadesinde 'yaşlı' ve 'ihtiyar' eş anlamlıdır, bir arada kullanılması gereksiz sözcük kullanımından kaynaklanan anlatım bozukluğuna yol açar (Doğrusu: yaşlı adama veya ihtiyara). C şıkkında herhangi bir fazlalık yoktur. D şıkkında anlamca bir eksiklik veya fazlalık yoktur. E şıkkında da anlatım bozukluğu bulunmamaktadır. Sonuç: B şıkkı.
#2

Türkçe & Sözel Mantık • Anlatım Bozuklukları

Doğru Cevap: B
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlamca çelişen sözcüklerin bir arada kullanılmasından kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?
A
Hava aniden bozduğu için planladığımız pikniği ne yazık ki iptal etmek zorunda kaldık.
B
Şüphesiz ki onlar da bu zorlu yolculuğa bizim gibi hazırlıksız yakalanmış olmalılar.
C
Gösteriye olan yoğun ilgi yüzünden biletler haftalar öncesinden tamamen tükendi.
D
Konuşmacı, kürsüye çıktığında heyecanını gizlemeye çalışsa da elleri titriyordu.
E
Zamanın bu kadar hızlı geçeceğini en başından beri hiç hesap etmemiştik.
Adım Adım Çözüm Analizi:
Anlamca çelişen sözcüklerin kullanımı genellikle bir kesinlik bildiren ifade ile bir ihtimal bildiren ifadenin aynı cümlede geçmesidir. A, C, D ve E seçeneklerinde böyle bir durum yoktur. Ancak B seçeneğindeki 'Şüphesiz' kelimesi kesinlik bildirirken, cümlenin sonundaki 'gitmiş olmalılar' ifadesi ihtimal, olasılık bildirir. Kesinlik ve ihtimalin aynı cümlede kullanılması çelişki yaratır. Sonuç: B şıkkı.
#3

Türkçe & Sözel Mantık • Anlatım Bozuklukları

Doğru Cevap: B
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde sözcüğün yanlış anlamda kullanılmasından kaynaklanan bir anlatım bozukluğu yapılmıştır?
A
Sanatçı, kendine özgü anlatım tarzıyla modern edebiyatta kalıcı bir yer edindi.
B
Mağazadaki çantanın ücretini çok yüksek bulduğu için almaktan hemen vazgeçti.
C
Tarihi binanın mimari yapısı, yıllara meydan okurcasına hâlâ sağlam duruyordu.
D
Ektiğimiz fidanların büyüyüp serpilmesini görmek hepimize büyük bir mutluluk veriyor.
E
Trafik kurallarına uymamanın toplum için yaratacağı tehlikeleri uzun uzun anlattı.
Adım Adım Çözüm Analizi:
A şıkkındaki 'kendine özgü' doğru kullanılmıştır ('özgün' anlamında). B şıkkında 'ücret' kelimesi yanlıştır; alınan eşyaların, ürünlerin karşılığı 'ücret' değil 'fiyat'tır. Ücret, yapılan bir hizmetin, emeğin karşılığıdır. Doğrusu 'ücretini' değil 'fiyatını' olmalıdır. C şıkkında kelimeler doğru anlamdadır. D şıkkında doğru kullanımdır. E şıkkında doğru kullanımdır. Sonuç: B şıkkı.
#4

Türkçe & Sözel Mantık • Anlatım Bozuklukları

Doğru Cevap: C
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde mantık ve sıralama hatasından kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?
A
Sınav stresini azaltmak için doğa yürüyüşlerine çıkmak hepimize iyi geldi.
B
Son günlerde yağan yoğun kar yüzünden dağ köylerine ulaşım tamamen kapandı.
C
Hastalığı o kadar ilerlemişti ki bırakın yürümeyi, maraton bile koşamaz hâle geldi.
D
Yeni açılan kütüphane, öğrencilerin rahatça ders çalışabileceği bir ortama sahip.
E
Yazarın son kitabındaki sürpriz final, okuyucuları adeta ters köşe yaptı.
Adım Adım Çözüm Analizi:
Mantık ve sıralama hatası, cümlenin akışında önem, derece veya gerçekleşme sırası bakımından yanlış kelimelerin kullanılmasıdır. C şıkkında 'Bırakın yürümeyi, maraton bile koşamaz.' denilerek daha zor olan (maraton koşmak) ikinci sıraya konmuş ve daha kolayı (yürümek) vurgulanmak istenmiştir. Fakat kurgu yanlıştır. Mantıklı olan 'Bırakın maraton koşmayı, yürüyemez bile' şeklinde olmalıdır, çünkü yürümek maraton koşmaktan daha kolay ve önceliklidir. A, B, D ve E seçeneklerinde mantıksal bir sıralama hatası yoktur. Sonuç: C şıkkı.
#5

Türkçe & Sözel Mantık • Anlatım Bozuklukları

Doğru Cevap: B
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde deyimin yanlış kullanılmasından kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?
A
Yeni girdiği iş yerinde çok çalışarak kısa sürede müdürünün gözüne girmeyi başardı.
B
Sınavın iptal olacağından endişe eden öğrencilerin korkudan etekleri zil çalıyordu.
C
Toplantı öncesinde eline verilen dosyaya şöyle bir göz gezdirmekle yetindi.
D
Annesinin defalarca yaptığı uyarılara kulak asmıyor, kendi bildiğini okuyordu.
E
Kazandığı büyük ödülü görünce sevinçten âdeta ağzı kulaklarına vardı.
Adım Adım Çözüm Analizi:
Deyimler kalıplaşmış sözlerdir; kelimeleri değiştirilemez ve cümlenin anlamına uymayan bir durumda kullanıldıklarında anlatım bozukluğuna yol açarlar. A şıkkında 'göze girmek' (beğeni kazanmak) uyumludur. B şıkkında 'etekleri zil çalmak' çok sevinmek anlamındadır; ancak cümlede 'sınavın iptal olacağından endişe eden' biri var, yani korku ve telaş var. Telaşlanmak, korkmak durumunda 'etekleri zil çalmak' (sevinmek) değil, 'etekleri tutuşmak' deyimi kullanılır. Deyim cümlenin anlamına uymamaktadır. C şıkkında 'göz gezdirmek' (kısaca bakmak) uyumludur. D şıkkında 'kulak asmamak' (önemsememek) uyumludur. E şıkkında 'ağzı kulaklarına varmak' (çok sevinmek) uyumludur. Sonuç: B şıkkı.
#6

Türkçe & Sözel Mantık • Anlatım Bozuklukları

Doğru Cevap: A
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde özne-yüklem uyuşmazlığından kaynaklanan bir anlatım bozukluğu yapılmıştır?
A
Kafasında dönüp duran o karanlık düşünceler, adamı derin bir umutsuzluğa sürüklediler.
B
Sen ve ben, uzun zamandır hayalini kurduğumuz o sakin sahil kasabasına gideceğiz.
C
Depremden sonra dışarıya çıkan insanlar, korku içinde saatlerce sokakta kaldılar.
D
Mahallenin çocukları, akşam ezanı okunana kadar parkta neşe içinde oyun oynuyorlar.
E
Okuldaki öğrencilerin birçoğu, hava kötü olduğu için dünkü fidan dikme etkinliğine katılmadı.
Adım Adım Çözüm Analizi:
Özne-yüklem uyumu kuralına göre: Organ isimleri, cansız varlıklar, bitkiler, hayvanlar veya soyut kavramlar çoğul özne olduğunda (kişileştirme sanatı yoksa) yüklem tekil olmak zorundadır. A şıkkında 'Düşünceler' çoğul soyut özne, yüklem 'sürüklediler' çoğul çekimlenmiş. Doğrusu 'sürükledi' olmalıdır (Uyuşmazlık var). B şıkkında özne 'Biz' (Sen ve ben), yüklem 1. çoğul şahıs (gideceğiz), uyumludur. C şıkkında özne 'İnsanlar' (çoğul), yüklem 'kaldılar' (çoğul veya tekil olabilir), uyumludur. D şıkkında özne 'Çocuklar', yüklem 'oynuyorlar', uyumludur. E şıkkında özne 'öğrencilerin birçoğu' (belgisiz zamir), yüklem 'katılmadı' (tekil olmalıdır, tekil kullanılmıştır), uyumludur. Sonuç: A şıkkı.
#7

Türkçe & Sözel Mantık • Anlatım Bozuklukları

Doğru Cevap: B
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde nesne eksikliğinden kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?
A
Kardeşine her konuda çok güvenir, hayatındaki bütün sırları çekinmeden paylaşırdı.
B
Olaylar sırasında ona sadece biz inandık ve maddi manevi sonuna kadar destekledik.
C
Kütüphaneden aldığı kitabı bir solukta heyecanla okudu, usulca masanın üzerine bıraktı.
D
Toplantıda yönetimin aldığı radikal kararları salondaki herkes dikkatlice dinledi ve onayladı.
E
Uzaktan gelen değerli misafirleri kapıda güler yüzle karşıladı, salona büyük bir hürmetle buyur etti.
Adım Adım Çözüm Analizi:
Nesne eksikliği, genellikle sıralı veya bağlı cümlelerde, ilk cümlenin nesnesinin ikinci cümleye uygun olmamasından veya ikinci cümlenin fiilinin nesne (neyi, kimi) gerektirmesine rağmen cümlede nesne bulunmamasından kaynaklanır. A) 'Kardeşine çok güvenir, her sırrını paylaşırdı.' Kime güvenir? (Kardeşine - dolaylı tümleç). Ne paylaşırdı? (Her sırrını - nesne var). B) 'Ona sadece biz inandık ve sonuna kadar destekledik.' Kime inandık? (Ona - dolaylı tümleç). Kimi destekledik? İkinci cümlede nesne eksik. 'Ona' dolaylı tümleci ikinci cümleye uymuyor (Ona destekledik denmez). Doğrusu: '...ve ONU sonuna kadar destekledik' olmalıdır. Burada nesne ('onu') eksikliği vardır. C) 'Kitabı bir solukta okudu, masanın üzerine bıraktı.' Neyi okudu? (Kitabı). Neyi bıraktı? (Kitabı). Ortak nesne iki yükleme de uyuyor. Eksiklik yok. D) 'Toplantıda alınan kararları herkes dinledi ve onayladı.' Neyi dinledi? (Kararları). Neyi onayladı? (Kararları). Ortak nesne uyumlu. E) 'Misafirlere ikramda bulundu, teşekkür ederek uğurladı.' Kime bulundu? (Misafirlere - DT). Kimi uğurladı? 'Onları' uğurladı şeklinde nesne gerekiyor. Burada da nesne eksikliği var. Soruda iki şıkkın doğru olma ihtimalini ortadan kaldırmak için E şıkkını düzelteceğim. Yeni E şıkkı: 'Misafirleri kapıda karşıladı, salona buyur etti.' (Kimi karşıladı? Misafirleri. Kimi buyur etti? Misafirleri. Ortak nesne). Sonuç: B şıkkı.
#8

Türkçe & Sözel Mantık • Anlatım Bozuklukları

Doğru Cevap: A
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde tamlama yanlışlığından kaynaklanan bir anlatım bozukluğu bulunmaktadır?
A
Özel ve devlet okulları bu yılki spor müsabakalarında kıyasıya bir mücadele içine girecek.
B
Mahallenin köşesindeki o eski ve yıkık binalar belediye ekipleri tarafından nihayet yıkıldı.
C
Büyük şehrin zorluklarına yıllarca katlanmış, çocuklarını okutmak için elinden geleni yapmıştı.
D
Şirketimize alınacak yeni personelde güçlü bir iş ve hayat tecrübesi aramaktayız.
E
Sınav kâğıtlarını okumak için masasının üzerine kırmızı ve mavi kalemlerini özenle dizdi.
Adım Adım Çözüm Analizi:
Tamalama yanlışlıkları genellikle bir sıfatın ve bir ismin aynı tamlanana bağlanması durumunda ortaya çıkar. A şıkkında 'Özel ve devlet okulları...' ifadesinde 'özel okulları' ve 'devlet okulları' denmek isteniyor. 'Özel' bir sıfattır, 'devlet' bir isimdir. 'Özel okulları' denmez, 'özel okullar' denir. Doğru kullanım: 'Özel okullar ve devlet okulları' şeklinde olmalıdır. Sıfat ile isim aynı tamlanana bağlandığı için tamlama yanlışlığı vardır. B şıkkında 'eski ve yıkık binalar' (İki sıfat bir isme bağlanmış, doğru). C şıkkında 'büyük şehrin zorlukları' (Doğru). D şıkkında 'iş ve hayat tecrübesi' (İki isim bir isme bağlanmış: İş tecrübesi ve hayat tecrübesi, doğru). E şıkkında 'kırmızı ve mavi kalemler' (İki sıfat bir isme bağlanmış, doğru). Sonuç: A şıkkı.
#9

Türkçe & Sözel Mantık • Anlatım Bozuklukları

Doğru Cevap: A
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlam belirsizliğinden (zamir eksikliği veya noktalama eksikliği) kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?
A
Dün akşam eve neden bu kadar geç geldiğini bizim dahil kimse bilmiyor.
B
Sınavdan aldığı yüksek not, başta annesi olmak üzere tüm aileyi büyük bir sevince boğdu.
C
Kitaplarını masanın üzerinde unutup okula doğru büyük bir telaşla koştu.
D
Şehre yapılan yeni çocuk parkı, mahalle sakinlerinin güvenle vakit geçirebileceği bir alan oldu.
E
Bunca yıllık zorlu emeklerinin hak ettiği karşılığını nihayet bugün almıştı.
Adım Adım Çözüm Analizi:
Anlam belirsizliği, cümlede eylemi kimin yaptığının veya aidiyetin tam olarak anlaşılamamasından kaynaklanır. Genellikle kişi zamirinin ('senin' veya 'onun') kullanılmaması bu duruma yol açar. A) 'Dün akşam eve neden bu kadar geç geldiğini kimse bilmiyor.' ('Senin geldiğini' mi, 'onun geldiğini' mi? İkisi de uyuyor. Aidiyet/Kişi zamiri belirsizliği vardır. 'Senin geç geldiğini' mi yoksa 'onun geç geldiğini' mi bilinmiyor.) B) 'Sınavdan aldığı yüksek not tüm aileyi büyük bir sevince boğdu.' (Onun aldığı not, belirsizlik yok) C) 'Kitaplarını masanın üzerinde unutup okula doğru telaşla koştu.' (Onun kitapları, kendisi unutup koştu, belirsizlik yok) D) 'Şehre yapılan yeni park, çocukların güvenle oynayabileceği bir alan oldu.' (Belirsizlik yok) E) 'Bunca yıllık emeklerinin karşılığını nihayet bugün almıştı.' (Onun emekleri, o almıştı, belirsizlik yok) Sonuç: A şıkkı.
#10

Türkçe & Sözel Mantık • Anlatım Bozuklukları

Doğru Cevap: B
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde dolaylı tümleç (yer tamlayıcısı) eksikliğinden kaynaklanan bir anlatım bozukluğu yapılmıştır?
A
Değerli kitabını çok seviyor, gittiği her yere mutlaka yanında götürüyordu.
B
Olan biteni ona detaylıca anlattım ama uydurduğumu düşünerek hiç inanmadı.
C
Sınıftaki çalışkan öğrencilerini her zaman kollar, onları bütün kötülüklerden sakınırdı.
D
Küçük çocuk hızla parktaki salıncaklara koştu ve arkadaşlarıyla neşeyle oynamaya başladı.
E
Yaşlı babasının sözünü dikkatle dinledi, hiçbir itiraz etmeden saygıyla onayladı.
Adım Adım Çözüm Analizi:
Dolaylı tümleç eksikliği, bağlı veya sıralı cümlelerde ilk cümlenin nesnesinin veya öznesinin ikinci cümleye dolaylı tümleç yapısıyla bağlanamaması durumunda ortaya çıkar. A) 'Kitabını çok seviyor, her yere götürüyordu.' (Neyi seviyor? Kitabını - Nesne. Neyi götürüyordu? Kitabını. Nereye? Her yere. Eksiklik yok.) B) 'Ona bir şeyler anlattım ama hiç inanmadı.' (Kime anlattım? Ona - DT. Kime inanmadı? BANA. İkinci cümlenin dolaylı tümleci eksiktir. 'Ona inanmadı' denmez, anlatana inanılır. Doğrusu 'ama bana hiç inanmadı' olmalıdır. Burada DT eksikliği vardır.) C) 'Öğrencilerini her zaman kollar ve çok güvenirdi.' (Kimi kollar? Öğrencilerini - Nesne. Kime güvenirdi? ONLARA. Burada da DT eksikliği var. Soru hatalı olmasın diye C şıkkını düzelteceğim. Yeni C: 'Öğrencilerini her zaman kollar, onları her kötülükten korurdu.' Neyi kollar? Öğrencilerini. Kimi korurdu? Onları - Nesne. Eksiklik yok.) D) 'Çocuk parktaki oyuncaklara koştu ve neşeyle oynamaya başladı.' (Eksiklik yok) E) 'Babasının sözünü dikkatle dinledi, itiraz etmeden onayladı.' (Neyi onayladı? Sözünü. Ortak nesne. Eksiklik yok.) Sonuç: B şıkkı.
#11

Türkçe & Sözel Mantık • Anlatım Bozuklukları

Doğru Cevap: C
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde eylemsi (fiilimsi) ekinin gereksiz veya yanlış kullanılmasından kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?
A
Bahar yağmurlarının aniden yağmasıyla birlikte bütün doğa yemyeşil bir renge büründü.
B
Aralarındaki derin sorunları çözmek ve ortak bir noktada anlaşmak için masaya oturdular.
C
Kardeşim yıllar süren çabaların ardından nihayet araba kullanmasını öğrenmişti.
D
Sabahki önemli toplantıya geç kalışının en büyük nedeni, trafiğin çok sıkışık olmasıydı.
E
Tatile çıkarken onun da bizimle gelip gelmeyeceğini sormayı tamamen unutmuşum.
Adım Adım Çözüm Analizi:
Cümlelerde eklerin özellikle fiilimsi eklerinin kullanımına dikkat etmeliyiz. A şıkkında 'Yağmurun yağmasıyla' doğru. B şıkkında 'Sorunları çözmek ve anlaşmak için' doğru. C şıkkında 'Çocukların gürültü yapmaları beni rahatsız ediyor.' yerine 'Çocukların gürültü yapması...' daha doğrudur ama 'yapmaları' çok büyük bir anlatım bozukluğu sayılmayabilir. D şıkkında 'Toplantıya geç kalışının nedeni, trafiğin sıkışık olmasındandır.' cümlesinde 'nedeni' ve '-dandır' eki birlikte kullanılmıştır. Bu ek yanlışı veya gereksizliğidir ('Trafiğin sıkışık olmasıdır' olmalıdır). E şıkkında 'Onun da bizimle gelip gelmeyeceğini bilmiyorum.' (gelip gelmeyeceğini doğru). Fiilimsi eki ile ilgili bariz bir örnek vereyim: 'Araba kullanmasını yeni öğrenmiş.' cümlesinde '-sı' iyelik ekinin gereksiz kullanımı vardır ('Araba kullanmayı yeni öğrenmiş' olmalıdır). Şıkkı bu şekilde değiştirelim. C Şıkkı: 'Kardeşim yıllar sonra nihayet araba kullanmasını öğrenmişti.' Doğrusu 'araba kullanmayı' olmalıdır. 'Kullanması'ndaki -sı eki (iyelik eki) gereksizdir ve anlatım bozukluğuna yol açar. Sonuç: C şıkkı.
#12

Türkçe & Sözel Mantık • Anlatım Bozuklukları

Doğru Cevap: C
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'çatı uyuşmazlığından' kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?
A
Misafirler gelmeden önce odayı güzelce temizleyip pencereleri açarak havalandırdı.
B
Toplantıda sunulacak olan önemli dosyalar incelendikten sonra müdüre teslim edildi.
C
Kitaptaki notlar özenle okunarak, yarın yapılacak olan sınava en iyi şekilde hazırlandı.
D
Akşam işten eve döner dönmez üzerine rahat bir şeyler giyip hızlıca yemeğini yedi.
E
Taşınma sırasında bütün ağır eşyalar sağlamca paketlenip nakliye aracına yüklendi.
Adım Adım Çözüm Analizi:
Birleşik veya sıralı cümlelerde eylemsilerin veya yüklemlerin çatısı (etkenlik/edilgenlik) uyumlu olmalıdır. Biri etken diğeri edilgen olursa çatı uyuşmazlığı olur. A) 'Odayı temizleyip (etken) güzelce havalandırdı (etken).' Uyumlu. B) 'Dosyalar incelendikten (edilgen) sonra müdüre teslim edildi (edilgen).' Uyumlu. C) 'Kitaptaki notlar özenle okunarak (edilgen), sınava en iyi şekilde hazırlandı (etken).' İlk kısım 'okunarak' edilgendir (kimin okuduğu belli değil). İkinci kısım 'hazırlandı' (kendi kendine, dönüşlü/etken) özne bellidir. Çatı uyuşmazlığı vardır. Doğrusu 'Kitaptaki notları özenle okuyarak sınava hazırlandı' olmalıdır. D) 'Eve döner dönmez (etken) hızlıca yemeğini yedi (etken).' Uyumlu. E) 'Bütün eşyalar paketlenip (edilgen) nakliye aracına yüklendi (edilgen).' Uyumlu. Sonuç: C şıkkı.
#13

Türkçe & Sözel Mantık • Anlatım Bozuklukları

Doğru Cevap: D
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde gereksiz yardımcı eylem (etmek, olmak, yapmak vb.) kullanılmasından kaynaklanan bir anlatım bozukluğu yapılmıştır?
A
Bunca zorluk ve haksızlık karşısında sabretmek gerçekten herkesin harcı değildir.
B
Uzun yıllar çalıştığı bu fabrikadan yılın sonunda nihayet emekli olmayı planlıyordu.
C
Hafta sonlarındaki boş zamanlarında mahalledeki yoksul çocuklara yardım ediyordu.
D
Onun bugün burada söylediklerinin hiçbir zaman doğru olacağından kuşku etmiyorum.
E
Gece boyunca havanın aniden soğumasıyla birlikte bahçedeki yeni açan çiçekler soldu.
Adım Adım Çözüm Analizi:
Türkçede bir isim, isimden fiil yapan bir ek alarak tek kelimelik bir eylem olabiliyorsa, onu 'etmek', 'olmak' gibi yardımcı fiillerle iki kelime halinde kullanmak anlatım bozukluğudur. (Örneğin: 'umut etmek' yerine 'ummak', 'şüphe etmek' yerine 'şüphelenmek', 'hasta olmak' yerine 'hastalanmak'). A) 'Bunca zorluk karşısında sabır etmek herkesin harcı değildir.' (Sabretmek kalıplaşmıştır, doğrudur ama 'sabır etmek' yerine 'sabretmek' yazılmalıydı. Ses olayına uyulmazsa yazım yanlışı olur. Anlatım bozukluğu sayılmaz). B) 'Bu yılın sonunda emekli olmayı planladığını söyledi.' (Doğru kullanım). C) 'Boş zamanlarında çocuklara gönüllü olarak yardım ediyordu.' (Yardım etmek, doğru kullanım). D) 'Onun bu söylediklerinin hiçbir zaman doğru olacağından kuşku etmiyorum.' ('kuşku etmek' yanlıştır, doğrusu 'kuşkulanmıyorum' olmalıdır. 'Kuşkulanmak' varken 'kuşku etmek' gereksiz yardımcı eylemdir.) E) 'Havanın aniden soğumasıyla birlikte bahçedeki çiçekler soldu.' (Doğru). Sonuç: D şıkkı.
#14

Türkçe & Sözel Mantık • Anlatım Bozuklukları

Doğru Cevap: B
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde özne eksikliğinden kaynaklanan bir anlatım bozukluğu bulunmaktadır?
A
Küçük kardeşim masadaki kitaplarını özenle topladı ve hızla okulun yolunu tuttu.
B
Uzun yıllardır kullanılmayan odanın boyası tamamen dökülmüş, oldukça kötü görünüyordu.
C
Geçen hafta galericiden aldığı arabayı çok beğeniyor, her sabah erkenden özenle yıkıyordu.
D
Uzak yoldan gelen misafirler kahvelerini içtiler ve kısa bir süre sonra müsaade istediler.
E
Sabahın erken saatlerinde rüzgâr şiddetini artırdı, büyük bir fırtınaya dönüşeceğinin sinyallerini verdi.
Adım Adım Çözüm Analizi:
Özne eksikliği, genellikle sıralı veya bağlı cümlelerde ilk cümlenin öznesinin ikinci cümleye uygun olmamasına rağmen ortak özne gibi kullanılmasından kaynaklanır. A) 'Kardeşim kitaplarını topladı ve hızla okulun yolunu tuttu.' (Kim topladı? Kardeşim. Kim tuttu? Kardeşim. Ortak özne uyumlu.) B) 'Odanın boyası tamamen dökülmüş, çok kötü görünüyordu.' (Dökülen ne? Odanın boyası. Kötü görünen ne? Odanın boyası mı yoksa oda mı? Oda kötü görünüyordu. İkinci cümlenin öznesi 'oda' eksiktir. 'Oda çok kötü görünüyordu' olmalıdır. Özne eksikliği vardır.) C) 'Dün aldığı arabayı çok beğeniyor, her gün özenle yıkıyordu.' (Kim beğeniyor? O. Kim yıkıyordu? O. Gizli özne uyumlu.) D) 'Misafirler kahvelerini içtiler ve kısa süre sonra müsaade istediler.' (Kim içti? Misafirler. Kim istedi? Misafirler. Uyumlu.) E) 'Rüzgâr şiddetini artırdı, fırtınaya dönüşeceğinin sinyallerini verdi.' (Kim artırdı? Rüzgâr. Kim verdi? Rüzgâr. Uyumlu.) Sonuç: B şıkkı.
#15

Türkçe & Sözel Mantık • Anlatım Bozuklukları

Doğru Cevap: B
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ek fiil (ek eylem) eksikliğinden kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?
A
Sokağa çıktığımızda hava gerçekten çok soğuk, üstelik oldukça rüzgârlıydı.
B
Galeride beğendiğimiz otomobilin rengi oldukça güzel ama fiyatı bütçemize pek uygun değildi.
C
Yazarın son çıkardığı kitap hem çok sürükleyici hem de baştan sona son derece etkileyiciydi.
D
İş çıkışı saatlerinde metrobüs durağındaki insanlar her zamanki gibi yorgun ve telaşlıydı.
E
Tarihi kaynaklara göre burası eskiden kimsenin bilmediği küçük ve şirin bir balıkçı kasabasıymış.
Adım Adım Çözüm Analizi:
Ek fiil eksikliği, isim soylu yüklemlerin sıralandığı cümlelerde veya etken/edilgen olmayan yan cümlelerde, yüklemlerden birinin olumlu diğerinin olumsuz olması durumunda ortak kullanılan ek fiilin anlamı bozmasından kaynaklanır. A) 'Hava çok soğuk, üstelik rüzgarlıydı.' (Soğuk idi, rüzgarlı idi. Ortak '-idi' uyumludur. Hata yok.) B) 'Otomobilin rengi güzel ama fiyatı pek uygun değildi.' (Güzel değildi, uygun değildi anlamı çıkar. Oysa güzel İDİ, uygun değildi denmek istenmektedir. Ortak 'değildi' ek fiili birinci yükleme ('güzel') de bağlanarak anlamı 'güzel değildi' yapar. Bu nedenle birinci cümlenin sonuna 'güzeldi' (ek fiil) getirilmelidir. Ek fiil eksikliği vardır.) C) 'Kitap hem sürükleyici hem de son derece etkileyiciydi.' (Sürükleyici idi, etkileyici idi. Uyumlu.) D) 'İnsanlar bu saatlerde yorgun ve telaşlıydı.' (Yorgun idi, telaşlı idi. Uyumlu.) E) 'Burası eskiden küçük ve şirin bir balıkçı kasabasıymış.' (Küçük imiş, şirin imiş. Uyumlu.) Sonuç: B şıkkı.
#16

Türkçe & Sözel Mantık • Anlatım Bozuklukları

Doğru Cevap: A
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde noktalama işaretinin eksikliğinden kaynaklanan bir anlam belirsizliği (anlatım bozukluğu) vardır?
A
Küçük ağacın arkasına saklanarak bizi bütün gün gizlice izlemeye başladı.
B
Bu aralar şirketteki işlerinin çok yoğun olduğunu ve iyice yorulduğunu söylüyor.
C
Seninle bu kadar önemli bir konuyu yarın sabah mutlaka yüz yüze görüşelim.
D
Yarınki yönetim toplantısına kimlerin katılacağı henüz yetkililer tarafından açıklanmadı.
E
Okuldan gelir gelmez kitaplarını her zaman düzenli bir şekilde masanın üzerine dizerdi.
Adım Adım Çözüm Analizi:
Noktalama eksikliğinden kaynaklanan anlatım bozuklukları genellikle bir ismin veya adlaşmış sıfatın, kendinden sonra gelen ismi niteleyip nitelemediğinin belirsiz olduğu durumlarda (virgül eksikliğinde) ortaya çıkar. A) 'Küçük ağacın arkasına saklanarak bizi gizlice izlemeye başladı.' (Burada 'küçük' kelimesi ağacın sıfatı da olabilir, bir çocuğu/kişiyi anlatan adlaşmış sıfat da olabilir. 'Küçük, ağacın arkasına...' mı yoksa 'Küçük ağacın arkasına...' mı? Virgül konmadığı için anlam belirsizliği vardır.) B) 'Bu aralar işlerinin çok yoğun olduğunu ve yorulduğunu söylüyor.' (Belirsizlik yok). C) 'Seninle bu önemli konuyu yarın sabah yüz yüze görüşelim.' (Belirsizlik yok). D) 'Toplantıya kimlerin katılacağı henüz yönetim tarafından açıklanmadı.' (Belirsizlik yok). E) 'Kitaplarını her zaman düzenli bir şekilde masanın üzerine dizerdi.' (Belirsizlik yok). Sonuç: A şıkkı.
#17

Türkçe & Sözel Mantık • Anlatım Bozuklukları

Doğru Cevap: A
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde gereksiz sözcük kullanımı vardır?
A
Dedem, etrafına topladığı torunlarına geçmişteki anılarını anlatırken gözleri yaşarıyordu.
B
Bugün hava dünden çok daha güneşli ve dışarıda dolaşmak için oldukça sıcaktı.
C
Uzun zamandır görüşmediği lise arkadaşlarıyla parkta oturup saatlerce sohbet ettiler.
D
Okul müdürü, yıl sonu töreninde başarılı olan öğrencileri kürsüye çağırıp tebrik etti.
E
Haftalardır beklediği tatil iznini alınca yarın akşamki uçakla nihayet memleketine dönecekmiş.
Adım Adım Çözüm Analizi:
Gereksiz sözcük kullanımı, eş anlamlı kelimelerin bir arada kullanılması ya da anlamı zaten cümlede bulunan bir kelimenin tekrar kullanılmasıdır. A) 'Geçmişteki anılarını anlatırken gözleri yaşarıyordu.' ('Anı' kelimesi zaten geçmişe aittir. 'Geçmişteki' kelimesinin kullanılması gereksizdir. 'Anılarını anlatırken...' denmesi yeterlidir.) B) 'Bugün hava oldukça güneşli ve sıcaktı.' (Gereksiz sözcük yok). C) 'Arkadaşlarıyla parkta uzun uzun sohbet ettiler.' (Gereksiz sözcük yok). D) 'Okul müdürü başarılı öğrencileri kürsüye çağırıp tebrik etti.' (Gereksiz sözcük yok). E) 'Yarın akşamki uçakla nihayet memleketine dönecekmiş.' (Gereksiz sözcük yok). Sonuç: A şıkkı.
#18

Türkçe & Sözel Mantık • Anlatım Bozuklukları

Doğru Cevap: B
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir sözcüğün yanlış anlamda kullanılmasından kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?
A
Artan iş imkânları sebebiyle şehrin nüfusu son yıllarda giderek gözle görülür bir şekilde artıyor.
B
Yeni yapılan yüksek binaların birbirine çok yakın olması olası bir yangın riskini daha da çoğaltıyor.
C
Kendisinden yaşça büyük insanlara karşı konuşurken her zaman son derece çekingen davranırdı.
D
Uzman doktorun yazdığı reçetedeki ilaçları düzenli bir şekilde kullanınca kısa sürede iyileşti.
E
Şirkette alınacak olan yeni kararlar, bütün çalışanların görüşü alınarak demokratik şekilde belirlendi.
Adım Adım Çözüm Analizi:
Sözcüklerin ses bakımından veya köken bakımından birbirine benzemesi yanlış anlamda kullanılmalarına yol açabilir. (Örnek: etken-etki, ayrıcalık-ayrıntı, azımsamak-küçümsemek vb.) A) 'Şehrin nüfusu son yıllarda giderek artıyor.' (Doğru). B) 'Binaların birbirine çok yakın olması yangın riskini çoğaltıyor.' ('Risk çoğaltılmaz', 'risk artırılır'. Miktarı sayılabilen şeyler çoğalır. Doğrusu 'riskini artırıyor' olmalıdır.) C) 'Sınavda başarılı olmasının en büyük nedeni düzenli çalışmasıydı.' (Doğru, neden olumlu durumlarda da kullanılır, etken denilse daha edebi olurdu ama anlatım bozukluğu sayılmaz. Biz C şıkkını değiştirelim, yanlış anlama mahal vermesin.) D) 'Doktorun önerdiği ilaçları düzenli kullanınca kısa sürede iyileşti.' (Doğru). E) 'Yeni alınan kararlar herkesin görüşü alınarak demokratik bir şekilde belirlendi.' (Doğru). C Şıkkını düzenleyelim: 'Kendisinden yaşça büyük insanlara karşı her zaman çekingen davranırdı.' (Doğru). Yanlışlık B şıkkındadır. Sonuç: B şıkkı.
#19

Türkçe & Sözel Mantık • Anlatım Bozuklukları

Doğru Cevap: D
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde zarf tümleci (ilgeç tümleci) eksikliğinden kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?
A
Bölüme yeni katılan iş arkadaşını ilk günden çok sevdi ve kısa sürede uyum sağladı.
B
Öğretmeninin verdiği bu kalın kitapları hafta sonu okudum ve çok fazla yararlandım.
C
Köy meydanında eski dostuyla yıllar sonra karşılaştı, bankta oturup uzun uzun sohbet etti.
D
Kardeşini aldığı kararlarda her zaman destekler, hiçbir zaman yüksek sesle tartışmazdı.
E
Kendisine nasihat veren babasının sözünü asla kesmez, her zaman gözlerine bakarak dikkatlice dinlerdi.
Adım Adım Çözüm Analizi:
Bağlı veya sıralı cümlelerde ilk cümlenin öznesi veya nesnesiyle kurulan ilişkinin ikinci cümlede eksik bırakılmasıyla (kiminle, neyle sorularına cevap veren tümlecin olmamasıyla) oluşur. A) 'Yeni iş arkadaşını çok sevdi ve hemen uyum sağladı.' (Kimi sevdi? İş arkadaşını - Nesne. Kime uyum sağladı? 'Ona' - Dolaylı Tümleç. Burada dolaylı tümleç eksikliği vardır.) B) 'Bu kitapları okudum ve çok yararlandım.' (Neyi okudum? Kitapları - Nesne. Neyden yararlandım? 'Onlardan' - Dolaylı Tümleç. DT eksikliği var.) C) 'Eski dostuyla yıllar sonra karşılaştı, uzun uzun sohbet etti.' (Kiminle karşılaştı? Eski dostuyla - Edat/Zarf Tümleci. Kiminle sohbet etti? Eski dostuyla - Ortak tümleç. Eksiklik yok.) D) 'Onu her zaman destekler, hiçbir zaman tartışmazdı.' (Kimi destekler? Onu - Nesne. Kiminle tartışmazdı? 'Onunla' - Zarf (Edat) Tümleci. Burada 'onunla' eksik olduğu için edat/zarf tümleci eksikliği vardır.) E) 'Babasının sözünü kesmez, her zaman dikkatlice dinlerdi.' (Neyi kesmez? Sözünü. Kimi dinlerdi? 'Onu' - Nesne. Nesne eksikliği var.) Soru bizden zarf (edat) tümleci eksikliğini sormaktadır. D şıkkı bu eksikliğe örnektir. Sonuç: D şıkkı.
#20

Türkçe & Sözel Mantık • Anlatım Bozuklukları

Doğru Cevap: B
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde iyelik ekinin gereksiz kullanılmasından kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?
A
Misafirler için bu özel ve lezzetli yöresel yemeği yapmayı yıllar önce annemden öğrendim.
B
Bunca yoğun işin arasında bir de akşamları kursa giderek piyano çalmasını öğrenmeye çalışıyordu.
C
Olaylar karşısında onun her zamanki gibi bu kadar inatçı olması hepimizi gerçekten şaşırtmıştı.
D
Yönetim kurulunda sunulan raporları ve alınan kararları dikkatlice not almayı sakın unutma.
E
Hafta sonları dâhil olmak üzere sabahları erkenden kalkmak onun en sevdiği alışkanlıklardan biriydi.
Adım Adım Çözüm Analizi:
İyelik ekinin gereksiz kullanımı genellikle fiilimsilerde (isim-fiil) görülür. 'Araba kullanmasını biliyor' (Yanlış) -> 'Araba kullanmayı biliyor' (Doğru). A) 'Bu yemeği yapmayı annemden öğrendim.' (Doğru). B) 'Bunca işin arasında piyano çalmasını öğrenmeye çalışıyordu.' ('çalmasını' kelimesindeki '-sı' iyelik eki gereksizdir. Doğrusu 'piyano çalmayı öğrenmeye çalışıyordu' olmalıdır.) C) 'Onun bu kadar inatçı olması hepimizi şaşırtmıştı.' (Onun inatçı olması, iyelik eki gereklidir, doğru). D) 'Toplantıda alınan kararları dikkatlice not almayı unutma.' (Doğru). E) 'Sabahları erken kalkmak onun en sevdiği alışkanlıktı.' (Doğru). Sonuç: B şıkkı.

İlgili DGS Türkçe & Sözel Mantık Testleri

Tümünü Gör