DUYURU⚡ 2026 KPSS & YKS Yeni Nesil Çıkmış Sorular ve Deneme Sınavları Eklendi!İncele
dgs DENEMESİ• 2026 Müfredatı

DGS DGS (Dikey Geçiş Sınavı) Sözcükte Anlam ve Söz Öbekleri Testi #4

Ders: Türkçe & Sözel MantıkSoru Sayısı: 20Tam Sınav Formatında
30:00
1
Sözcükte Anlam ve Söz Öbekleri
Soru 1 / 20
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'ağır' sözcüğü mecaz anlamda kullanılmıştır?
📢 Reklam AlanıAD_TEST_BOTTOM

Sınav Soru Altı Reklam Alanı

Soru kartının altında, cevap şıklarından izole güvenli yatay alan.

Format: 728x90 Horizontal
📢 Reklam AlanıAD_TEST_SOLVER_SIDEBAR

Sınav Sağ Panel Reklam Alanı

Soru çözme esnasında sağ kolonda soru navigasyonunun hemen üstünde yer alır.

Format: 300x250 Rectangle

Soru Navigasyonu

0/20 Cevaplandı
İşaretlendi Aktif Boş
DGS Müfredat ve Çözüm Rehberi

DGS (Dikey Geçiş Sınavı) Sözcükte Anlam ve Söz Öbekleri Testi #4 – Soru Bankası & Detaylı Çözümleri

Bu test, 2026 DGS Türkçe & Sözel Mantık müfredatı kapsamında Sözcükte Anlam ve Söz Öbekleri konusundaki bilgilerinizi ölçmek amacıyla hazırlanmıştır. Toplam 20 özgün soru ve adım adım açıklamalı çözümünü görmek için tıklayın.

Soruları & Çözümleri Aç (20)
#1

Türkçe & Sözel Mantık • Sözcükte Anlam ve Söz Öbekleri

Doğru Cevap: C
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'ağır' sözcüğü mecaz anlamda kullanılmıştır?
A
Pazardan aldığı ağır çuvalları taşırken epeyce zorlanmıştı.
B
Kargonun içindeki ağır kutuyu iki kişi ancak kaldırabildik.
C
Toplantıda sarf ettiği ağır sözler herkesin canını sıkmıştı.
D
Eski konağın ağır demir kapısı gıcırtıyla açıldı.
E
Tatile giderken yanına aldığı ağır valiz yüzünden belini incitti.
Adım Adım Çözüm Analizi:
'Ağır' sözcüğü tartıda çok çeken, kütlesi fazla olan anlamında kullanıldığında gerçek (temel) anlama gelir. A şıkkında çuvalların, B şıkkında kutunun, D şıkkında demir kapının, E şıkkında ise valizin kütlesinin fazla olmasından bahsedilmiştir; bu nedenle bu seçeneklerde gerçek anlamdadır. Ancak C şıkkında 'ağır sözler' ifadesinde kelime kütlesel bir ağırlığı değil, kırıcı, incitici, katlanılması güç olma durumunu (mecaz anlamı) ifade etmektedir. Sonuç: C şıkkı.
#2

Türkçe & Sözel Mantık • Sözcükte Anlam ve Söz Öbekleri

Doğru Cevap: B
Bir süredir üzerinde çalıştığı projeyi bitirebilmek için gece gündüz demeden uğraşıyordu. Projenin teslim tarihine çok az kalmıştı ve o, işleri yetiştirebilmek için ----. Bu metinde boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre aşağıdaki deyimlerden hangisi getirilmelidir?
A
ipe un seriyordu
B
işine dört elle sarılmıştı
C
kılı kırk yarıyordu
D
havanda su dövüyordu
E
işi yokuşa sürüyordu
Adım Adım Çözüm Analizi:
Metinde kişinin bir projeyi bitirmek için gece gündüz demeden çalıştığı ve çok az bir vakti kaldığı anlatılmaktadır. Bu yoğun ve telaşlı çalışmayı, çabalamayı ifade eden deyim 'etekleri tutuşmak' veya 'kılı kırk yarmak' değildir. 'İpe un sermek' bahane bulmaktır. 'İşini sağlama almak' tedbirli olmaktır. 'Dört elle sarılmak' ise bir işe büyük bir önem vererek, bütün gücüyle, sıkı sıkıya sarılıp yapmak demektir. İşleri yetiştirmek için bütün gücüyle çalışmak, yani dört elle sarılmak anlamı metnin akışına en uygunudur. Ancak 'telaş içinde acele etmek' anlamındaki deyimler de uyabilir. Fakat şıklardaki en uygun ve olumlu yoğun çaba deyimi 'dört elle sarılmak'tır. Sonuç: B şıkkı.
#3

Türkçe & Sözel Mantık • Sözcükte Anlam ve Söz Öbekleri

Doğru Cevap: D
Edebiyat eleştirmenleri, genç yazarı değerlendirirken onun eserlerindeki 'kabuğunu kıramama' sorununa dikkat çektiler. Yazarın sürekli aynı temalar etrafında dönmesi ve okurunu şaşırtacak yeniliklerden uzak durması, bu eleştirinin temel dayanağıydı. Bu parçadaki altı çizili (tırnak içindeki) sözle yazarın hangi yönü vurgulanmıştır?
A
Doğuştan gelen edebi yeteneklerden yoksun olması
B
Okuyucunun anlayamayacağı kadar kapalı bir dil kullanması
C
Kendisine yöneltilen eleştirilere tamamen kapalı olması
D
Kendi alışkanlıklarının ve sınırlarının dışına çıkamaması
E
Toplumsal sorunlara duyarsız kalarak sadece bireysel konuları işlemesi
Adım Adım Çözüm Analizi:
'Kabuğunu kırmak' dışa açılmak, yeniliklere açık olmak, kendini aşmak anlamlarına gelir. 'Kabuğunu kıramama' ise alışılmış sınırların dışına çıkamama, kendini tekrar etme, yeni bir tarz veya düşünce geliştirememe durumudur. Metinde de 'sürekli aynı temalar etrafında dönmesi' ve 'yeniliklerden uzak durması' ifadeleri bu anlamı desteklemektedir. A şıkkı yeteneksizlikten, B şıkkı anlaşılmaz olmaktan, C şıkkı eleştirilere kapalılıktan, E şıkkı ise toplumsal konulardan uzaklıktan bahseder. D şıkkı ise kendini aşamayarak hep aynı sınırlarda (çizgide) kalmasını ifade eder. Sonuç: D şıkkı.
#4

Türkçe & Sözel Mantık • Sözcükte Anlam ve Söz Öbekleri

Doğru Cevap: D
'Çekmek' sözcüğü aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'bir şeyi, tutarak veya bağlayarak kendine doğru hareket ettirmek' anlamında kullanılmıştır?
A
Ünlü yönetmen, yeni filmini memleketi olan bu şirin kasabada çekecek.
B
Yıllarca bu zorlu hastalığın çilesini çekmesine rağmen hiç şikâyet etmedi.
C
Vitrindeki o parlak kırmızı elbise, mağazaya giren herkesin dikkatini çekiyordu.
D
Ağır sandığı ipinden tutup kendine doğru çekerek odanın ortasına getirdi.
E
Maaşı yatar yatmaz bankamatikten bütün parasını çekti.
Adım Adım Çözüm Analizi:
'Çekmek' sözcüğünün farklı anlamları vardır. A şıkkında 'film çekmek' kaydetmek anlamındadır. B şıkkında 'çile çekmek' katlanmak, dayanmak anlamındadır. C şıkkında 'ilgi çekmek' üzerine toplamak anlamındadır. E şıkkında 'parayı çekmek' bankadan para almak anlamındadır. Ancak D şıkkında 'ipinden çekmek' ifadesi, bir nesneyi tutarak kendine doğru hareket ettirmek (fiziksel kuvvet uygulamak) anlamını tam olarak karşılamaktadır. Sonuç: D şıkkı.
#5

Türkçe & Sözel Mantık • Sözcükte Anlam ve Söz Öbekleri

Doğru Cevap: A
Aşağıdaki cümlelerde geçen altı çizili sözcüklerden hangisi çıkarılırsa cümlenin anlamında daralma veya bozulma olmaz?
A
Misafirler yola çıkalı saatler olmasına rağmen *henüz* hâlâ köye varamamışlardı.
B
Toplantıda herkesin *farklı* görüşler öne sürmesi karar sürecini uzattı.
C
Çocuklar uyandırmamak için odadan *sessizce* çıkmaya özen gösterdiler.
D
Mahallenin köşesindeki o *eski* ahşap ev geçen gece çıkan yangında kül oldu.
E
Yağmurun aniden bastırmasıyla herkes *hızlı* adımlarla saçak altlarına kaçıştı.
Adım Adım Çözüm Analizi:
Bir sözcüğün cümleden çıkarıldığında anlamın bozulmaması veya daralmaması için o cümlede aynı anlamı taşıyan (eş veya yakın anlamlı) başka bir sözcüğün bulunması (gereksiz sözcük kullanımı) gerekir. A şıkkında 'henüz' ve 'hâlâ' kelimeleri aynı anlama gelir (zaman zarfı). İkisinin bir arada kullanılması anlatım bozukluğudur. Birinin çıkarılması anlamı bozmaz. B şıkkında 'farklı' çıkarılırsa görüşlerin niteliği değişir. C şıkkında 'sessizce' çıkarılırsa eylemin nasıl yapıldığı eksilir. D şıkkında 'eski' çıkarılırsa binanın niteliği eksilir. E şıkkında 'hızlı' çıkarılırsa adımların niteliği eksilir. Sonuç: A şıkkı.
#6

Türkçe & Sözel Mantık • Sözcükte Anlam ve Söz Öbekleri

Doğru Cevap: C
Eleştirmenlerin çoğu, onun şiirlerini 'süslü bir ambalajın içindeki boş bir kutu' olarak nitelendiriyordu. Şair, biçim kusursuzluğunu yakalamak için dilin tüm olanaklarını zorlamış ancak ne yazık ki okura aktaracak bir duygu ya da düşünce bulamamıştı. Bu parçadaki altı çizili (tırnak içindeki) sözle şairin şiirleriyle ilgili anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
A
Biçimsel yönden çok zayıf olmasına rağmen içerik bakımından son derece zengin olduğu
B
Hem anlatım tarzı hem de işlediği konularla okuyucuya mükemmel bir uyum sunduğu
C
Dil ve üslup açısından çok gösterişli durmasına karşın anlam ve içerik bakımından yetersiz kaldığı
D
Okuyucunun anlayamayacağı kadar kapalı ve anlaşılmaz bir dil kurgusuyla yazıldığı
E
Geleneksel şiir kurallarına sıkı sıkıya bağlı kalarak yeniliklere kapılarını kapattığı
Adım Adım Çözüm Analizi:
'Süslü bir ambalajın içindeki boş bir kutu' mecazında 'süslü ambalaj' eserin dış görünüşünü, biçimini, dilini, üslubunu temsil ederken; 'boş kutu' eserin içindeki mesajı, anlamı, konuyu, içeriği temsil etmektedir. Metindeki ikinci cümlede bu durum "biçim kusursuzluğunu yakalamak... ancak aktaracak duygu ya da düşünce (içerik) bulamamak" şeklinde açıklanmıştır. A şıkkı içerik zenginliğinden bahseder (tam tersi). B şıkkı biçim ve içeriğin uyumlu olduğunu söyler (zıttır). C şıkkı, dış görünüş (biçim/üslup) olarak çok gösterişli olmasına rağmen konu ve anlam (içerik) bakımından yetersiz olduğunu ifade eder ki bu tam olarak mecazın karşılığıdır. D şıkkı anlaşılmazlıktan, E şıkkı geleneksellikten bahseder. Sonuç: C şıkkı.
#7

Türkçe & Sözel Mantık • Sözcükte Anlam ve Söz Öbekleri

Doğru Cevap: C
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde zıt (karşıt) anlamlı sözcükler bir arada kullanılmamıştır?
A
Acısıyla tatlısıyla koca bir yılı daha geride bıraktık.
B
Bu zor projeyi bitirebilmek için gece gündüz demeden çalıştılar.
C
Etrafa yaydığı yalan yanlış bilgiler yüzünden herkesin güvenini kaybetti.
D
Büyük hedeflere ulaşmak için bazen küçük adımlarla yola çıkmak gerekir.
E
Toplantıda sürekli ileri geri konuşarak ortamın gerilmesine neden oldu.
Adım Adım Çözüm Analizi:
A şıkkında 'acısıyla' ve 'tatlısıyla' zıt anlamlıdır. B şıkkında 'gece' ve 'gündüz' zıt anlamlıdır. C şıkkında 'siyah' ve 'beyaz' zıt anlamlıdır. E şıkkında 'ileri' ve 'geri' zıt anlamlıdır. Ancak D şıkkında 'Büyük hedeflere ulaşmak için bazen küçük adımlarla yola çıkmak gerekir.' (büyük ve küçük) zıt anlamlıdır. Görünen o ki tüm şıklarda zıt anlam var. Seçenekleri düzenlememiz gerekiyor. A: acı - tatlı (zıt) B: gece - gündüz (zıt) C: yalan - yanlış (zıt değil, yakın anlamlı/ikilemedir). D: büyük - küçük (zıt) E: ileri - geri (zıt) C şıkkını zıt anlamlı olmayacak şekilde düzenleyelim: 'Yalan yanlış bilgilerle insanları yönlendirmek doğru bir davranış değildir.' Bu cümlede 'yalan' ve 'yanlış' zıt anlamlı değildir. Sonuç: C şıkkı.
#8

Türkçe & Sözel Mantık • Sözcükte Anlam ve Söz Öbekleri

Doğru Cevap: B
Soyut kavramların daha iyi anlaşılmasını sağlamak için onların somut kavramlarla, örneklendirmelerle veya benzetmelerle anlatılmasına 'somutlama' denir. Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde somutlamaya başvurulmuştur?
A
Sevgi, insanların birbirlerine duyduğu en yüce ve en saf duygudur.
B
Korku, insanın içine sızan ve onu yavaş yavaş donduran soğuk bir rüzgârdır.
C
Mutluluk, sabahları yüzümüze yansıyan o tatlı gülümsemenin ta kendisidir.
D
Adalet, bir toplumun huzur içinde yaşayabilmesi için gereken en temel ilkedir.
E
Özgürlük, bireyin kendi kararlarını hiçbir baskı altında kalmadan alabilmesidir.
Adım Adım Çözüm Analizi:
Somutlama, gözle görülemeyen, elle tutulamayan (soyut) bir kavramın, beş duyu organından biriyle algılanabilen (somut) bir sözcükle ifade edilmesidir. A şıkkında sevgi (soyut), sadece tanımlanmıştır, somut bir şeye benzetilmemiştir. B şıkkında 'Korku, insanın içine sızan ve onu yavaş yavaş donduran soğuk bir rüzgârdır.' cümlesinde 'korku' (soyut), 'soğuk bir rüzgâr' (somut) ile anlatılmış ve dokunma/hissetme duyusuna hitap edilerek somutlaştırılmıştır. C şıkkında mutluluğun yüzdeki gülümseme olduğu söylenmiş ama bu doğrudan bir sonuçtur, mecazi bir somutlama (benzetme) sanatından çok durum anlatımıdır. D şıkkında adalet kavramının önemi vurgulanmıştır. E şıkkında özgürlüğün değeri anlatılmıştır. Sonuç: B şıkkı.
#9

Türkçe & Sözel Mantık • Sözcükte Anlam ve Söz Öbekleri

Doğru Cevap: D
Aşağıdaki atasözlerinden hangisi konusu bakımından diğerlerinden farklıdır?
A
Damlaya damlaya göl olur.
B
Sakla samanı, gelir zamanı.
C
Ak akçe kara gün içindir.
D
Üzüm üzüme baka baka kararır.
E
İşten artmaz, dişten artar.
Adım Adım Çözüm Analizi:
Atasözlerinin taşıdığı ana mesajı (konuyu) inceleyelim. A) 'Damlaya damlaya göl olur.' - Tutumluluk, birikim, küçük şeylerin zamanla büyümesi. B) 'Sakla samanı gelir zamanı.' - Tutumluluk, israf etmemek, ileriyi düşünerek birikim yapmak. C) 'Ak akçe kara gün içindir.' - Tutumluluk, zor zamanlar için maddi birikim yapmak. D) 'Üzüm üzüme baka baka kararır.' - Çevre etkisi, etkileşim, kötü huyun bulaşması. E) 'Güvenme varlığa, düşersin darlığa.' - Tutumluluk olmasa da savurganlığın zararları, varlığa aldanıp israf etmemek (tutumlu olmanın önemine atıf). A, B ve C şıkları doğrudan tutumluluk ve birikim ile ilgilidir. E şıkkı da yine mal varlığı ve tutumluluk bağlamındadır. D şıkkı ise çevresel etkileşim, arkadaş kurbanı olma (toplumsal etkileşim) ile ilgilidir. Diğerlerinden tamamen farklı bir temadadır. Sonuç: D şıkkı.
#10

Türkçe & Sözel Mantık • Sözcükte Anlam ve Söz Öbekleri

Doğru Cevap: A
İyi bir okur olmak, yazarın anlattıklarını pasif bir şekilde kabullenmek değil; aksine yazarla girişilen zihinsel bir ---- sürecidir. Okur, metnin satır aralarında gizlenmiş anlamları kendi deneyimleriyle harmanlayarak yeniden üretir ve metne kendi ---- katar. Bu parçada boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
A
etkileşim / rengini
B
kabulleniş / dünyasını
C
ayrılık / doğrusunu
D
rekabet / gizemini
E
çatışma / sonunu
Adım Adım Çözüm Analizi:
Parçanın birinci boşluğunda, pasif bir şekilde kabullenmenin zıttı olan aktif bir katılım aranmalıdır. Yazarla girişilen zihinsel bir 'çatışma', 'mücadele' veya 'etkileşim' olabilir. Ancak 'pasif'in tersi olarak okurun sürece katılması en iyi 'etkileşim' veya 'mücadele' ile ifade edilir. İkinci boşlukta ise okurun kendi deneyimleriyle metni yeniden ürettiği (özelleştirdiği) belirtildiğinden metne kendi 'rengini', 'imzasını', 'yorumu'nu katması uygun düşer. Şıkları inceleyelim: A) etkileşim / rengini. Bu çok uygun. Zihinsel bir etkileşimdir ve okur metne kendi rengini (katkısını) katar. B) kabulleniş (pasifliğe zıt değil) / dünyasını. C) ayrılık / doğrusunu. D) rekabet / gizemini. E) çatışma / sonunu. En anlamlı ve edebi bütünlüğü sağlayan kelime çifti A şıkkıdır. Sonuç: A şıkkı.
#11

Türkçe & Sözel Mantık • Sözcükte Anlam ve Söz Öbekleri

Doğru Cevap: C
Günümüz şairleri, kendilerinden önceki ustaların açtığı yollardan geçmeyi reddederek 'kendi kelime haritalarını çizmeyi' tercih ediyorlar. Bu durum, şiirimizin köklerinden kopmasına neden olsa da okura daha önce hiç tadılmamış yepyeni edebi tatlar sunuyor. Bu parçadaki altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
A
Eski şiir diline ait kelimeleri tamamen unutarak sadece günlük konuşma dilini kullanmak
B
Şiirde içerikten çok biçimsel yeniliklere önem vererek görsel bir anlatım yaratmak
C
Kendine özgü ve orijinal bir şiir dili, anlatım tarzı (üslup) oluşturmak
D
Edebiyatın yüzyıllardır süregelen tüm gramer ve yazım kurallarını hiçe saymak
E
Okuyucu kitlesini kendi dünya görüşüne göre yönlendirecek eserler vermek
Adım Adım Çözüm Analizi:
'Kendi kelime haritalarını çizmek' ifadesi mecazlıdır. Harita çizmek, bir yol, bir güzergah, bir rehber oluşturmaktır. Kendi haritasını çizmek, başkasının haritasını kullanmamak, yani özgün olmak, kendi üslubunu ve dilini yaratmak anlamına gelir. Ustaların açtığı yollardan geçmeyi reddetmek de bu özgünlüğü destekler. A şıkkı eski kelimeleri unutmaktan bahseder. B şıkkı sadece biçimsel yenilikten bahseder. C şıkkı 'Kendine özgü ve orijinal bir şiir dili, anlatım tarzı oluşturmak' diyerek bu mecazı tam olarak açıklar. D şıkkı kural tanımamaktan bahseder. E şıkkı okuyucu kitlesini yönlendirmekten bahseder. Sonuç: C şıkkı.
#12

Türkçe & Sözel Mantık • Sözcükte Anlam ve Söz Öbekleri

Doğru Cevap: D
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'açmak' sözcüğü "Birbirinden uzaklaştırmak, aralarında boşluk bırakmak" anlamında kullanılmıştır?
A
Haberleri dinlemek için mutfaktaki küçük radyoyu son sesine kadar açtı.
B
Sabahtan beri yağan yağmur nihayet dindi ve öğleden sonra hava iyice açtı.
C
Postacının getirdiği o gizemli paketi hiç vakit kaybetmeden hemen açtı.
D
Sabahları spor yaparken ısınmak için kollarınızı omuz hizasında iyice açın.
E
Şirketimiz, önümüzdeki yıl Avrupa pazarında iki yeni şube daha açacak.
Adım Adım Çözüm Analizi:
'Açmak' sözcüğünün çeşitli anlamları vardır. A şıkkında 'radyoyu açmak' çalıştırmak anlamındadır. B şıkkında 'havanın açması' bulutların dağılması, güneşin çıkması anlamındadır. C şıkkında 'paketi açmak' içindekini çıkarmak, ambalajı çözmek anlamındadır. D şıkkında 'kolları açmak' kolları birbirinden uzaklaştırmak, aralarında mesafe bırakmak anlamında kullanılmıştır. E şıkkında 'yeni şube açmak' kurmak, faaliyete geçirmek anlamındadır. Sonuç: D şıkkı.
#13

Türkçe & Sözel Mantık • Sözcükte Anlam ve Söz Öbekleri

Doğru Cevap: E
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde terim anlamlı bir sözcük kullanılmamıştır?
A
Oyunun ikinci perdesi başladığında sahnede yepyeni bir dekor vardı.
B
Dünya üzerindeki herhangi bir yerin konumunu bulmak için meridyen ve paraleller kullanılır.
C
Hakem, rakip oyuncunun pozisyonuna ofsayt çalarak golü iptal etti.
D
Diş hekimi, çürüyen dişi kurtarmak için acil olarak kanal tedavisi uyguladı.
E
Yazarın son kitabındaki akıcı üslup, okuyucuyu ilk sayfadan itibaren içine çekiyor.
Adım Adım Çözüm Analizi:
Terim anlam, bir sözcüğün bilim, sanat, spor veya meslek dalına ait özel bir kavramı karşılamasıdır. A şıkkında 'dekor' ve 'perde' tiyatro terimleridir. B şıkkında 'meridyen' ve 'paralel' coğrafya terimleridir. C şıkkında 'ofsayt' ve 'penaltı' futbol (spor) terimleridir. D şıkkında 'köprü' ve 'dolgu' dişçilik (tıp) terimleridir. E şıkkında ise 'Yazarın son kitabındaki akıcı üslup, okuyucuyu ilk sayfadan itibaren içine çekiyor.' cümlesinde sanat/edebiyat kavramı gibi dursa da 'üslup' veya 'kitap' sözcükleri o dala özgü teknik/özel terimler olmaktan ziyade genel edebi anlatım sözcükleridir. 'Ölçü, uyak, redif' gibi teknik terimler yoktur. Sonuç: E şıkkı.
#14

Türkçe & Sözel Mantık • Sözcükte Anlam ve Söz Öbekleri

Doğru Cevap: D
Aşağıdaki deyimlerden hangisinin açıklaması yanında yanlış verilmiştir?
A
Ağzında bakla ıslanmamak: Hiç sır saklayamamak.
B
Gözden düşmek: Birine karşı olan sevgi ve güveni yitirmek.
C
Pabucu dama atılmak: Eski önemini ve değerini kaybetmek.
D
Etekleri zil çalmak: Çok sinirlenmek, büyük bir öfkeye kapılmak.
E
Çam devirmek: Farkında olmadan yersiz ve kırıcı söz söylemek.
Adım Adım Çözüm Analizi:
Deyimlerin anlamlarını inceleyelim. A) Ağzında bakla ıslanmamak: Hiç sır saklayamamak, duyduğu her şeyi hemen başkalarına anlatmak. (Açıklama doğrudur) B) Gözden düşmek: Birine karşı olan sevgi ve güveni yitirmek, değerini kaybetmek. (Açıklama doğrudur) C) Pabucu dama atılmak: Kendisinden daha üstün birinin gelmesiyle gözden düşmek, eski önemini yitirmek. (Açıklama doğrudur) D) Etekleri zil çalmak: Çok sinirlenmek, büyük bir öfkeye kapılmak. (Yanlıştır. 'Etekleri zil çalmak' deyimi, bir olay veya haber karşısında aşırı sevinmek, çok mutlu olmak anlamında kullanılır. Sinirlenmek için 'etekleri tutuşmak' veya 'küplere binmek' kullanılır.) E) Çam devirmek: Karşısındakini farkında olmadan kı\fracak, incitecek pot kırmak, yersiz söz söylemek. (Açıklama doğrudur) Sonuç: D şıkkı.
#15

Türkçe & Sözel Mantık • Sözcükte Anlam ve Söz Öbekleri

Doğru Cevap: D
Doğada hiçbir şey ---- var olmaz; bir ağacın yaprağı düştüğünde toprağa karışır, böceklere yuva olur ve nihayetinde o topraktan yeni bir filiz doğar. Bu devasa ekosistemde her bitiş, aslında yeni bir ---- müjdecisidir. Bu parçada boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
A
tesadüfen / karmaşanın
B
tek başına / sonun
C
nedensiz / çöküşün
D
boşuna / başlangıcın
E
sonsuza dek / felaketin
Adım Adım Çözüm Analizi:
Birinci boşluk için: Cümlede ağacın yaprağının düşüp yok olmadığı, toprağa karıştığı, böceklere yuva olduğu ve yeni bir filize kaynaklık ettiği anlatılıyor. Yani hiçbir şeyin boşuna, nedensiz veya anlamsız olmadığı vurgulanıyor. 'Boşuna', 'nedensiz' veya 'iz bırakmadan' kelimeleri gelebilir. İkinci boşluk için: "Her bitiş, aslında yeni bir..." ifadesi, düşen yaprağın yeni bir filiz doğurmasıyla paralel olmalıdır. Bitişin zıttı veya yeni bir hayatın başlangıcı olmalıdır. 'Başlangıcın', 'doğuşun', 'hayatın' kelimeleri uygundur. Şıkları inceleyelim: A) tesadüfen / karmaşanın (İkinci boşluk uyumsuz) B) tek başına / sonun (İkinci boşluk uyumsuz, bitiş sonun müjdecisi olmaz) C) nedensiz / çöküşün (İkinci boşluk uyumsuz) D) boşuna / başlangıcın (Birinci boşluk: Doğada hiçbir şey boşuna var olmaz. İkinci boşluk: her bitiş, aslında yeni bir başlangıcın müjdecisidir. Anlam bütünlüğü mükemmeldir.) E) sonsuza dek / felaketin (Her ikisi de uyumsuz) Sonuç: D şıkkı.
#16

Türkçe & Sözel Mantık • Sözcükte Anlam ve Söz Öbekleri

Doğru Cevap: B
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir duyuya ait özellik başka bir duyuya aktarılarak (duyu aktarımı) kullanılmıştır?
A
Sabahın erken saatlerinde güneşin parlak ışıkları odayı aydınlattı.
B
Sokaktan gelen o acı çığlık bir anda bütün mahalleliyi sokağa döktü.
C
Mağazadan aldığı yumuşacık yün kazak onu kış boyunca sıcak tuttu.
D
Mutfaktaki keskin bıçakla eti doğrarken az kalsın elini kesiyordu.
E
Fırından yeni çıkmış taze ekmeğin mis gibi kokusu iştahımızı kabarttı.
Adım Adım Çözüm Analizi:
Duyu aktarımı, bir duyu organıyla algılanabilen bir özelliğin başka bir duyu organına aitmiş gibi kullanılmasıdır. A) 'Kırmızı, sıcak bir renktir.' ifadesinde 'sıcak' dokunma duyusu iken 'renk' görme duyusuna aittir ancak bu çok yerleşmiş bir ifadedir. Daha belirgin bir kullanım arayalım. B) 'Dışarıdan gelen acı bir çığlık herkesi korkuttu.' cümlesinde 'acı' normalde tat alma duyusuyla algılanır. Ancak burada işitme duyusuyla (çığlık) ilgili olarak kullanılmıştır (Tat almadan işitmeye aktarım). Bu tam bir duyu aktarımıdır. C) 'Yumuşacık kazak' (Dokunma -> Dokunma, aktarım yok). D) 'Keskin bıçak' (Dokunma -> Dokunma, aktarım yok). E) 'Mis gibi koku' (Koklama -> Koklama, aktarım yok). Sonuç: B şıkkı.
#17

Türkçe & Sözel Mantık • Sözcükte Anlam ve Söz Öbekleri

Doğru Cevap: B
Soyut kavramların daha iyi anlaşılmasını sağlamak için onların somut kavramlarla, örneklendirmelerle veya benzetmelerle anlatılmasına 'somutlama' denir. Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde somutlamaya başvurulmuştur?
A
Sevgi, insanların birbirlerine duyduğu en yüce ve en saf duygudur.
B
Korku, insanın içine sızan ve onu yavaş yavaş donduran soğuk bir rüzgârdır.
C
Adalet, bir toplumun huzur içinde yaşayabilmesi için gereken en temel ilkedir.
D
Özgürlük, bireyin kendi kararlarını hiçbir dış baskı altında kalmadan alabilmesidir.
E
Hoşgörü, farklı kültürlerin bir arada barış içinde yaşamasını sağlayan tutumdur.
Adım Adım Çözüm Analizi:
Soyut bir kavramın görünür, dokunulur vb. somut bir varlığa benzetilmesi gerekir. A) Sevgi (soyut) saf bir duygu olarak tanımlanmış, somutlama yok. B) 'Korku' (soyut), 'soğuk bir rüzgâr' (somut) olarak düşünülüp dokunma duyusuyla hissedilen bir varlığa benzetilmiştir. Burada tam bir somutlama vardır. C) Adalet (soyut) ilke olarak tanımlanmış, somutlama yok. D) Özgürlük (soyut) hak olarak tanımlanmış, somutlama yok. E) Hoşgörü (soyut) anahtar kelime olarak verilmiş ama somut bir nesneye benzetilmemiş. Sonuç: B şıkkı.
#18

Türkçe & Sözel Mantık • Sözcükte Anlam ve Söz Öbekleri

Doğru Cevap: B
Günümüzün popüler romanları genellikle okuyucuyu yormadan, ona her şeyi altın tepside sunan bir yapıya sahip. Oysa gerçek edebiyat eseri okurunu bir labirentin içine çekmeli, ona çıkışı bulması için sadece ipuçları vermelidir. Kısacası okur, yazarın elinden tutup götürdüğü bir gezgin değil, 'kendi yolunu balta girmemiş ormanlarda açan bir kâşif' olmalıdır. Bu parçadaki altı çizili sözle (tırnak içindeki) okurla ilgili anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
A
Yazarın anlattıklarına sorgulamadan ve körü körüne inanması
B
Metnin anlamını yazarın yönlendirmesi olmadan, kendi çabası ve yorumuyla ortaya çıkarması
C
Romanı okurken dış dünyayla olan tüm fiziksel ve zihinsel bağlarını tamamen koparması
D
Eserdeki anlatım bozukluklarını tespit ederek esere tamamen eleştirel bir gözle bakması
E
Anlaşılması güç olan metinleri zorlamadan ve vakit kaybetmeden yarım bırakması
Adım Adım Çözüm Analizi:
'Kendi yolunu balta girmemiş ormanlarda açan bir kâşif' ifadesi, metnin hazır sunulmadığını, zorlu, karmaşık ve daha önce çözülmemiş bir yapıya sahip olduğunu (balta girmemiş orman), okurun ise pasif bir şekilde yönlendirilmek yerine kendi çabasıyla, düşünsel emeğiyle anlamı bulması, çözmesi (kendi yolunu açan kâşif) gerektiğini anlatmaktadır. A) Eserin içeriğine körü körüne inanması (Zıttır). B) Metnin anlamını yazarın yönlendirmesi olmadan, kendi çabası ve yorumuyla ortaya çıkarması. (Mecazın tam karşılığıdır: yazarın yönlendirmesi yok, kendi çabasıyla yol açıyor). C) Romanı okurken dış dünyayla tüm bağlarını koparması (İlgisizdir). D) Eserdeki eksiklikleri tespit edip eleştirel bir gözle bakması (Eleştiriden ziyade anlamı bulma vurgusu vardır). E) Yazarın ne demek istediğini sormadan eseri yarım bırakması (Zıttır). Sonuç: B şıkkı.
#19

Türkçe & Sözel Mantık • Sözcükte Anlam ve Söz Öbekleri

Doğru Cevap: E
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ikilemeyi oluşturan sözcüklerin anlamsal kuruluşu diğerlerinden farklıdır?
A
Eski arabamızla iyi kötü bunca yılı kazasız belasız atlatmayı başardık.
B
Toplantıya katılanların sayısı aşağı yukarı yüz elli kişi civarındaydı.
C
Müdürün arkasından ileri geri konuşması işteki huzuru tamamen bozdu.
D
Yaptığı bu büyük hatanın bedelini er geç ödeyeceğini herkes biliyordu.
E
Uzun yıllar gurbette yaşadıktan sonra köyüne dönüp eş dost ziyaretine çıktı.
Adım Adım Çözüm Analizi:
İkilemelerin oluşum şekillerini (aynı, yakın, zıt, biri anlamlı biri anlamsız, ikisi de anlamsız vb.) inceleyelim. A) 'İyi kötü' -> Zıt anlamlı sözcüklerle kurulmuş. B) 'Aşağı yukarı' -> Zıt anlamlı sözcüklerle kurulmuş. C) 'İleri geri' -> Zıt anlamlı sözcüklerle kurulmuş. D) 'Er geç' -> Zıt (erken/geç) anlamlı sözcüklerle kurulmuş. E) 'Eş dost' -> Yakın anlamlı sözcüklerle kurulmuş. A, B, C ve D seçeneklerindeki ikilemeler zıt (karşıt) anlamlı sözcüklerden oluşurken, E seçeneğindeki ikileme yakın anlamlı sözcüklerden oluşmuştur. Sonuç: E şıkkı.
#20

Türkçe & Sözel Mantık • Sözcükte Anlam ve Söz Öbekleri

Doğru Cevap: C
Edebiyat tarihinde kalıcı izler bırakan eserler, genellikle yazarlarının kendi dönemlerindeki popüler akımlara ---- ve iç seslerini dinleyerek yazdıkları metinlerdir. Bir yazar sırf dönemin okuyucusu beğensin diye kalıplara hapsolursa, eseri en fazla o dönemde satar ancak geleceğin raflarında ----. Bu parçada boş bırakılan yerlere düşüncenin akışına göre sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
A
ayak uydurarak / baş tacı edilir
B
sırt çevirerek / unutulmaktan kurtulur
C
boyun eğmeyerek / kendine yer bulamaz
D
teslim olarak / klasikleşir
E
aldırış etmeden / el üstünde tutulur
Adım Adım Çözüm Analizi:
Birinci boşluk: Metinde yazarın popüler akımlardan kaçınması ve kendi iç sesini dinlemesi övülüyor. Popüler akımlara uymamayı ifade edecek bir kelime gelmeli: 'direnerek', 'kapılmayarak', 'boyun eğmeyerek' uygundur. İkinci boşluk: Eğer kalıplara hapsolursa eseri sadece o dönemde satar ama 'geleceğin raflarında' (kalıcılıkta) var olamaz. 'yer edinemez', 'unutulur gider', 'tutunamaz' gibi ifadeler gelmelidir. A) ayak uydurarak / baş tacı edilir -> (İlk boşluk anlama ters). B) sırt çevirerek / tozlanmaya mahkûm olur -> (İkinci boşluk mantıklı ama tozlanmak unutulmak demektir, bu uyumlu. İlk boşluk sırt çevirmek de uyumlu. Ancak bakalım daha iyisi var mı?) C) boyun eğmeyerek / kendine yer bulamaz -> ('boyun eğmeyerek' popüler akımlara direnmeyi ifade eder. 'kendine yer bulamaz' da gelecekte unutulacağını ifade eder. Bu çok uyumludur.) D) teslim olarak / klasikleşir -> (İlk boşluk ve ikinci boşluk anlama ters). E) aldırış etmeden / el üstünde tutulur -> (İkinci boşluk anlama ters, gelecekte tutunamaz olmalı). Sonuç: C şıkkı.

İlgili DGS Türkçe & Sözel Mantık Testleri

Tümünü Gör